Rakamlarla Girişimci Kadınlar...

Günümüzde Kadınlar Erkekler Kadar İş Dünyasında Rol Alıyor. Dr. Duygu Hıdıroğlu Kadın Girişimcileri Geçmişten Günümüze Ele Aldı.

Rakamlarla Girişimci Kadınlar...

Kadın Girişimciliğinde Neredeyiz?

2019 verilerine göre, sadece Amerika’da kadınların sahip olduğu yaklaşık 9 milyon kişiye istihdam sağlayan 12 milyona yakın girişim bulunmaktadır ve bu girişimler 2019 yılında yaklaşık 1,7 milyar dolara yakın kar payı dağıtmışlardır.

Dünya genelinde ise kadınların başlattıkları girişimlerin var olan bütün girişimlere oranı; ulusal büyüme oranlarından çok daha fazla artış göstermiş ve kadınların sahibi olduğu girişim sayısı dünya genelinde son 10 senede %130 artmıştır.

Cinsiyet Farklılıkları ve Girişimciliğe Etkisi

Kadınlara ait girişimler 2019 yılı itibariyle dünya genelindeki tüm girişimlerin% 48'ini kapsamaktadır. Kadınlar son yıllarda cinsiyetin işletme sahibi olma üzerine olumsuz etkisini hızla yenmeye başlamıştır. Dünyada sadece kadınların sahip olduğu girişim sayısı ile erkek ve kadınların ortaklığındaki girişim sayısı kıyaslandığında, bu oranın % 47'i olduğu ve cinsiyetin iş sahipliği ve girişimcilik üzerinde artık çok küçük olumsuz bir fark oluşturduğu gözlenmektedir.

Günümüze kadar erkek kadın girişimciliği arasında süregelen fark ise aslında çoğunlukla erkeklerin ve kadınların tarihsel süreçte çok uzun yıllardır kendi girişimlerini başlatma ve kendi işletmelerine sahip olma hususundaki farklı isteklerin olağan bir sonucudur.

Güncel verilere göre kadınların sahip olduğu girişimlerin dünya genelinde tüm girişimlere oranının %48 olduğu ve kadın işletme ve girişimlerinin birçoğunun kadınların iş dünyasına katılması üzerine olumlu bir etkisi olduğu ve kadın girişimcilerin motivasyonunu arttırdığı yadsınamaz bir gerçektir.

Büyük resme bakıldığında ise her ne kadar kadınların girişimlerinin sayısının bütün girişimlerin sayısına oranı büyük olsa da; kadın girişimlerinin genel anlamda işler ve istihdam üzerine büyük bir etkisi yoktur. Çünkü kadınların sahip olduğu girişimlerin tüm girişimlere oranı %48 iken kadınların bu girişimler ile sağlamış olduğu istihdamın toplam girişimlerin istihdamına oranı %8’i geçmemektedir.

Bunun anlamı ise şudur: bugün tüm erkeklerin sahip olduğu girişim ve işletmeler kapanacak olsa; işletmelerin kapanmasından önceki mevcut işsizlik oranında yaklaşık %80 artış olacak ve işsizlik oranı %90 seviyelerine çıkacaktır. 2019 yılı işletmelerin gelir durumları değerlendirildiğinde ise; kadınların sahip olduğu işletmelerin geliri toplam işletmelerin oluşturduğu gelirin yalnızca %4’ü kadardır.

Bu kadınlar için hiç de iç açıcı bir durum değil maalesef. Kadınları girişimde bulunmaya motive edecek onların daha gelir getirici ve istihdama katkı sağlayıcı işletmeler kurmalarını teşvik edecek beceri ve güveni kazanmalarına yardımcı olmalıyız. Kadınların sahip olduğu tüm girişim sayısı ve bu girişimlerin toplam gelirdeki payları arasında uçurumlar bulunmakta.

Kadınların sahip oldukları girişimlerin ekonomiyi şu anda yani Covid-19 salgın döneminde nasıl çıkmaza sürüklediğini bir hayal edin. Eğer bu girişimler erkeklerin sahip olduğu girişimler kadar gelir getirici olabilselerdi; Dünya ekonomisinin içinde bulunduğu Covid-19 salgın krizinin getirdiği zor koşullar için kadınların sahip olduğu işletme ve girişimler bir tampon görevi görürlerdi ve belki de salgından sonra Dünya ekonomisi kadın girişimciliği ile büyük bir sıçrama bile yaşayabilirdi.

Kadın Azınlıklar ve Girişimcilik

Son 10 senede, kadınların sahip olduğu girişimlerde % 130 artış olduğundan söz etmiştim. Kadınların sahip olduğu bu girişimlerin faaliyet alanlarında çeşitlilikteki artış ise bundan çok daha fazla; faaliyet alanları ve iş sahası çeşitliliğinde çok yüksek %500 oranında bir artış söz konusu. Azınlık olarak nitelendirilen sınıfın kadınlarının ise 2019 yılında girişimde bulunma oranları tüm girişimde bulunan kadınların %50'sini oluşturuyor yani yarı yarıya bir durum söz konusu ve bu oldukça umut vadeden bir gelişme.

Girişimde bulunan Afrikalı-Amerikalı kadınların %19’u ortalama refah seviyesinin üstünde bir yaşam sürmekte. Fakat birçok uzman bunun görünürde iyi bir durum olduğunu aslında girişimcilik ekosistemi için büyük bir önem arz etmediğini savunmaktadır. Çünkü Afrikalı-Amerikalı kadınlar gibi azınlık sınıfta yer alan kadınlar, kendileri girişimde bulunmadıklarında ya da işletme kurmaya karar vermediklerinde iş bulmakta zorlanmaktadırlar ve dolayısıyla girişimcilik bu kadınlar için bilinçli bir seçim değil bir zorunluluktur.

Kadınlara Ait İşletmelerin En çok Bulunduğu 4 Sektör

Sağlık Hizmetleri ve Sosyal Yardım Hizmetleri %17

Profesyonel Hizmetler ve Teknoloji Hizmetleri %15

İdari Hizmetler %12

Perakende Satış Hizmetleri %9

Kadınların sahibi olduğu girişimlerin bulundukları sektörler Dünya’nın en büyük 500 şirketi listesinde yer alan dev firmaların bulunduğu sektörler olmadığından; kadınlara ait işletme ve girişimler erkeklerin sahip olduğu girişimlere kıyasla daha az gelir elde ediyor denebilir. Kadınlara ait girişimlerin yer aldığı sektörler büyük ölçüde hizmet ve perakende ağırlıklıdır, bu sektörler ise gelir getirici olması bakımından oldukça sınırlı gelir getirmektedir.

Kadınların sahip olduğu girişimlerin genellikle küçük ve orta sınıf işletmeler olduğu ve bu girişimlerin hedef kitlesinin ise dar gelirli kişiler olduğu bilinmektedir. Böyle dar kapsamlı gelir modelinin kurulduğu girişimlere erkekler rağbet etmemektedir. Düşük gelir modeli olan girişimlerdeki açık ise kadınlar tarafından telafi edilmekte ve karmaşık faaliyet yapısı ve organizasyon şeması olmayan küçük küçük birçok işletmeyi temsil eden kadın girişimcilerin erkeklere kıyasla bulundukları faaliyetlerden 2019 yılında %70 daha az kar sağladıkları bilinmektedir.

Öte yandan; Dünya genelinde kadın girişimcilerin erkek girişimcilerden yaklaşık %68 oranında yani daha fazla iş-yaşam dengesini sağlamaya öncelik vermektedir. Bu da çoğu erkeğin büyük bir şirketin yüksek düzey yöneticisi olmak ya da kendi girişiminde başarılı olmak için iş-yaşam dengesini kadınlara nispeten daha kolay feda edebildiğini göstermektedir. Cinsiyetten kaynaklı bu yaklaşım farkı ise kadın girişimcilerin yürüttükleri girişimcilik faaliyetlerinden erkeklerden daha düşük gelir elde etmelerinin önemli bir nedenidir.

Kadın & Erkek Girişimciliği

Şimdi size kadınların kendilerini erkek girişimciliğinden daha az girişimciliğe sahip olmalarının ve gelirlerinin de erkeklerden daha düşük olmasının nedeni olarak sıkça kullandıkları bir inanışa değineceğim. “Kadınlara ait girişimlerin, erkeklere ait girişimlere kıyasla gelirleri ortalamanın çok altında olsa bile, en azından kadınlar iş-yaşam dengesi hedeflerine erkeklerden daha sorunsuz biçimde ulaşabilmektedir.” inanışı…

Bu alanda 2019 yılında yapılan araştırmalara göre ise gerçek şu; kadın girişimcilerin sadece% 78'i gerçekten bir iş-yaşam dengesi elde edebiliyorken; erkek girişimcilerde bu oran daha yüksek; erkek girişimcilerin %85'i gerçek iş-yaşam dengesine kadınlara kıyasla daha rahatlıkla ulaşabiliyor. Bunun nedeni ise kadın girişimcilerin %30'unun geceleri çok da sağlıklı uyuyamamaları ve streslerini başarılı şekilde yönetememelerinden kaynaklı. Kadınların girişimlerinde yaşadıkları olumsuzluklar ve başarısızlıklar kendileri için bir kabusa dönüşmekte, erkeklerin ise % 21'i kabuslardan dolayı huzursuz bir uykuya sahip ve streslerini kadınlara göre daha başarılı şekilde yönetebiliyorlar.

Ayrıca kadın girişimcilerin girişim başlatırken ve sonrasında risk alma tutumları erkek girişimcilere göre çok daha düşük. Kadın girişimcilerin %26'sının girişim başlatırken ve sonrasında risk almayı tercih etmedikleri; öte yandan erkek girişimcilerin ise sadece %19'unun girişim başlatırken ve sonrasında riskten kaçındığı gözlenmiştir.

Diğer yandan kadın girişimcilerin girişimcilik faaliyetlerini yürütürken en fazla hissettikleri iki duygu heyecan ve tatmin kadınların sahip olduğu girişimlerin geleceği için umut vadediyor. Bir kadın olarak şahsen kadınların girişimcilerin girişimcilik faaliyetlerinde erkeklerden daha azimli ve heyecanlı olmalarının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Yakın zamanda özellikle Covid-19 salgın döneminden sonra kadın girişimcilerin ekonomilerde bir yıldız gibi parlayacağını ve kadınlara ait girişimlerin yüksek bilgi, eğitim ve beceriye sahip kadınlar sayesinde yalnızca sayıca artacağını değil; yenilikçi ve vizyoner yaklaşımlarla bulundukları yüksek teknolojili faaliyetlerle başarılarının ve gelirlerinin hızla artacağını görmeye başlayacağımıza inanıyorum.

Güncelleme Tarihi: 17 Haziran 2020, 18:26

Mehmet Alperen CİNCİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER